Bir Sahil Çocuğu

 

Monad Balkan 1942 yılında İstanbul'da Bakırköy'de doğdu. Bakırköy'ün uç mahallelerinden (şimdi içi oluyor) şöyle bir ötelere bakınca Yeşilköy havaalanında inip kalkan uçaklar görünürdü. Hele geceleri farları da yanarken, uçaklar aralarında çeşitli oyunlar oynayan muzip yaratıklara benzerlerdi. Marmara kıyılarında kurulmuş bu uzak İstanbul banliyösünün çocukları, bilinmeyen diyarlara giden ve oralardan gelen gelin gibi bembeyaz gemilerin arkasından nedense pek hüzünlü bakarlardı. Geceleri düşlerinde bilinmeyen ülkeleri görürler gündüz bire bin katarak anlatırlardı. Denize dalar, gizli mağaralar keşfeder, acayip yaratıklarla görüşür, defineler bulduklarını söylerlerdi. Hayal güçleri gizemli bir biçimde genişler genişlerdi. Bakırköy Halkevi ve Bakırköy Kulübü, başta tiyatro olmak üzere tüm kültür ve spor etkinlikleriyle bu bilinç genişlemesine görülmemiş bir şekilde katkıda bulunurdu. Her şey bir neşe ve mutluluk hem de romantik bir hüzün kaynağıydı. Ezan ile kilise çanlarının sesleri birbirine karışır, Müslüman, Musevi, Ortodoks asıllı tüm çocukların farklı kültürlerinden tuhaf ve hoş bir armoni oluşurdu. Bu ortamda başta sinema dalında olmak üzere çeşitli ünlü isimler yetişti. Sanatçılar çıktı. Büyük aşıklar çıktı. Büyük gezginler, serüvenciler çıktı. Namlı kabadayılar...

Monad Balkan Galatasaray mektebinin Ortaköy'deki ilkokuluna giderken Fransız hocalarından yeni ufuklar edindi. Okulun bahçesindeki parmaklıkların arasından başını uzatarak boğazın dingin sularında açılıp kapanarak yüzen denizanalarını seyretti. Gelip geçen gemileri izledi. Geceleri yatakhanenin tavanındaki fresklere denizden yansıyan yakamozlara bakarak uykulara daldı.

 

 

 

 

 

 

 

 

Ankara'ya göç ettiğinde "TED Ankara Koleji"nde resim öğretmeni Eşref Üren'in yakın ilgisini gördü. Ankara'nın ünlü ressamları, Melahat Üren, Esat Subaşı, Turgut Zaim, Orhan Arel... ressam Esma Balkan ile eşi doktor Orhan Balkan'ın evine girip çıkan aile dostlarıydı. Oğulları Monad Balkan bu değerli hocalardan paha biçilmez feyizler aldı. Bakırköy'de çocukluk arkadaşı değerli ressam Muhsin Kut'la dalıp gittikleri renk alemlerinden sonra girdiği bu akademik ortam resim anlayışının temellerini oluşturdu.

Müzik de diğer yandan Balkan'ın bir uğraşı olarak sürdü. Dört yaşında başladığı piyano dersleri onyedi yaşında yerini büyük besteci İlhan Usmanbaş'la kompozisyon çalışmalarına bıraktı.

 

  TED Ankara Koleji'nden sonra bir yıl Ankara Hukuk Fakültesi'ne, üç yıl Viyana'da "Hochschule für Welthandel"a devam etti. Viyana Güzel Sanatlar Akademisinin akşam kurslarına katıldı. Ülkeye döndükten sonra Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinden mezun olmasıyla kendisini Dış Ticaret Müsteşarlığının bir memuru olarak buldu ve uzun bürokratik kariyerinde yol almaya başladı. Türkiye'nin Roma, Karaçi, Sidney ve Budapeşte'deki Büyükelçiliklerinde Ticaret Müşavirliği görevi yaptı. Bu görevler ona çeşitli kültürleri yakından inceleme olanağı sundu. Dağarcığı doldu doldu taştı.

Sanatçı,mevcut sanat birikim ve bilgisine ilaveten Sidney'de ünlü "Julian Ashton Art School"da üç yıl resim eğitimi aldı. İlk kişisel sergisini Ankara Cinnah Caddesi'ndeki "OLUŞUM" galerisinde açtı. Bunu yine Ankara'da Vakıfbank, NOYA, ODTÜ Dr. Mustafa Parlar Sanat Galerisi, İTÜ Evi, Sanatyapım Galerisi (üç kez), İstanbul Fenerbahçe'de ARES ile Budapeşte'de Budin Kalesi, Galeri Karinthy Szalon Budapeste, Galeri Ayda, Kütahya İl Kültür Müdürlüğü Sanat Galerisi, Hobi Galeri İstanbul, Halkbank Sanat Galerisi Ankara, İMKB Sanat Galerisi İstanbul, Takı Antika Ankara (iki Kez), Anadolu Ajansı Sanat Galerisi Ankara, Tara Sanat Galerisi Ankara, Gala Sanat Galerisi Ankara ve BU-DE Sanat Galerisi Ankara, Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi Sanat Galerisi olmak üzere açtığı yirmidört kişisel sergi izledi. Yurtiçinin yanısıra Sidney, Abadszalok (Macaristan), Stockholm'de karma sergilere katıldı.

 

R. Tuna Su